Yuzme-Bisiklet-Kosu
RSS ikon Email ikon Anasayfa ikon
  • Powermeter Nedir? Powermeter ile Antrenman Yapmanın Faydaları Nelerdir?

    Mart 10th, 2009 admin Yorum yok

    Yakın tarihe kadar bisikletçiler ve triatletler bisiklet üzerinde gelişimlerini gözlemlemek amacı ile kalp monitörü kullanırlardı. Kalp monitörü kullanımı şüphesiz yıllar boyunca atletlerin gelişmesinde büyük fayda sağladı. Fakat bazı eksiklikleri vardır. Konuyu daha iyi anlamak için, bir sporcunun yaptığı antremanı 3 kategoride değerlendirelim. Antrenman süresi, yoğunluğu(sertliği) ve antrenman sıklığı(interval). Antrenman süresi yapılacak antrenman için belirlenen süredir. Yoğunluk(sertlik) antrenman sırasında ki fiziksel yüklenmedir. Antrenman sıklığı ise antrenman sırasında yapılan tekrarlardır(intervaller). Bu üçü arasında gözlemlenmesi ve yönetilmesi en güç olan antrenman yoğunluğu(sertliği)dir. 

     

    ergomopowertap_sl_computer_and_hub
    srm

    Sertliği ölçmede sürat oldukça verimsiz bir veridir. Zira bir etapta bisikletçiler genellikle en yüksek hızlara ürettikleri gücün ve fiziksel zorlamanın minimum olduğu yokuş inişlerinde, en düşük hızlara ise ürettikleri gücün ve fiziksel zorlamanın maksimum olduğu yokuş çıkışlarında ulaşırlar. Ayrıca atletler her zaman  aynı eğimde, aynı rüzgar şartlarında ve sürekli tek başlarına antrenman yapmadıklarından hız ile antrenman yoğunluğunu yorumlayamazlar. Bu noktada sertliği, şiddeti gözlemlemek amacıyla yıllardır kalp monitörleri kullanmaktadırlar. Kalp monitörleri etkili olmalarına karşın atlerin etkileneceği sıcaklık, nem, yükseklik gibi dış çevre koşullarından ve atletin o gün ki hastalık, yorgunluk, dehidrasyon, antrenman süresi gibi durumlarından çok etkilenmektedir. Örneğin iyi dinlenememiş olan bir atletin nabız sayısı normalin altında çıkabilir yada aşırı sıcak bir günde nabız sayısı yükselebilir. Devamını Oku »

    Bu yazıyı paylaşmak isterseniz tıklayınız

  • Triatlon’a Yeni Başlayanlar İçin Yüzme Hakkında Bazı Bilgiler

    Mart 8th, 2009 admin Yorum yok

    Triatletlerin yüzme tekniği ile yüzücülerin tekniği arasında bazı farklılıklar mevcuttur. Bunun temelinde iki branşın amacının farklı olması yatar.Yüzücülerin sergiledikleri performans maksimum 15 dakika civarında iken bir triatletin yarışı 2-10 saat arasında değişmektedir. Birde triatlon yarışları genellikle okyanus, deniz, göl gibi açık sularda yapılmaktadır. Triatletlerin yönlerini tayin edebilmeleri için suya belirli aralıklarla şamandıralar yerleştirilir. Triatlet yüzerken aynı zamanda temposunu düşürmeden bu şamandıraları kerteriz alarak yüzmek zorundadır.  

    Bu sebeplerden triatletler yüzme sırasında enerjilerini verimli kullanmak zorundadırlar. 68-70 kg ağırlığında ki bir atlet koşarken 1 km’de yaklaşık 70 kkal enerji harcarken, yüzme sırasında 1 km’de yaklaşık 280 kkal enerji harcar. Bunun nedeni de gayet açıktır su havadan neredeyse 1000 kat daha yoğundur.  Ayrıca insan vücut yapısı itibarı ile suda rahat hareket edemez. Temelde daha hızlı yüzmenin iki yolu vardır. 1. yol vücut pozisyonunu düzeltmek, 2.si hareket esnasında kullanılan aerobik ve anaerobik formu arttırmaktır. Bu iki yöntem ışığında yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda sürtünmeyi azaltmanın en büyük faydayı sağlayacığı görülmüştür. Sürtünme suda ki hareket sırasında vücudun etrafında oluşan türbülans nedeniyle oluşur. Akışçizgisini iyi ayarlayan bir vücut sürtünme kuvvetini düşürür. Devamını Oku »

    Bu yazıyı paylaşmak isterseniz tıklayınız

  • Yeni Zelanda Ironman Yarışı 7 Mart’ta Koşuldu

    Mart 8th, 2009 admin Yorum yok

    Bu sene 25.si düzenlenen Yeni Zelanda Ironman yarışı 7 Mart 2009 tarihinde Taupo kentinde koşuldu.

    Erkeklerde, gözler 7 kez şampiyon olan Cameron Brown ve Foster Grant Half Ironman şampiyonu olan Terenzo Bozzone üzerindeydi.  Yarışı 8:18:05’lik derece ile 36 yaşında ki Brown kazandı.

    Yüzme etabı sırasında yarışmacılar arasında fark açılmaya başladı. Yüzme etabını ilk tamamlayan 45:28′lik derece ile Brant Foster oldu. Bisiklet etabında ise Cameron Brown, Dirk Bockel, Terenzo Bozzone, Stephen Bayliss, Brant Foster ve Jan Raphael’den oluşan 6 kişi liderlik mücadelesi verdiler. Bockel son 40 km’ye gelindiğinde aradaki farkı 3 dakika kadar açtı, fakat bu aşırı zorlamanın bedelini koşu sırasında ödedi.

    Brown ise alışılagelen sabit temposunu yarışın sonuna kadar sürdürerek 2:44:08’lik bir maraton derecesine imza attı ve rakiplerini geride bıraktı.

    nzimman1

    Brown’in yarış sonrası açıklamaları şöyleydi,” Oldukça zorlu bir yarıştı, koşunun ikinci bölümünde sadece konsantre olmaya çalıştım. Devamını Oku »

    Bu yazıyı paylaşmak isterseniz tıklayınız

  • Triatlon’un Başlangıcı

    Mart 7th, 2009 admin Yorum yok

    Triatlon’un Kısa Tarihçesi:

    İlk resmi triatlon yarışı 46 kişinin katılımı ile 25 Eylül 1974 tarihinde San Diego, California’da yapılmıştır. Yerel bir koşu kulübünün düzenlediği bu yarış triatlon sporunun temellerini atmıştır.

    Triatlon’un dünyada popülerleşmesinde ki en büyük faydayı şüphesiz Ironman yarışları sağlamıştır.  3,8 km yüzme, 180 km bisiklet ve 42,2 km koşu (Maraton) mesafelerinden oluşan bu spor tam anlamıyla insanın kendine meydan okumasıdır. Bu kadar zorlu ve dayanıklılık isteyen bir yarışın ortaya çıkış hikayesi de oldukça tuhaftır.

    Hawaii’de bulunan Mid-Pasific Road Runners ile Waikiki Swim Club sporcuları devamlı olarak yüzücülerin mi yoksa koşucuların mı daha fromda(fit) oldukları hakkında tartışmaktaydılar. Bu noktada tartışmaya Amerikan Denizgücünde Subay olan John Collins katıldı. Sports Illustrated dergisinde ki bir haberi referans göstererek dönemin en iyi bisikletçilerinden olan Eddy Merckxx’in en yüksek oksijen kullanma kapasitesine sahip olduğunu belirterek en formda sporcuların bisikletçiler olması gerektiğini belirtti. John Collins’in daha önce 1974 ve 1975 yıllarında düzenlenmiş olan San Diego triatlonunda yarıştığı bilinmektedir.

    John Collins tartışmayı sona erdirmek amacı ile o tarihte adada düzenlenen 3 büyük yarışı

    -          Waikiki Roughwater açık deniz yüzme yarışı 3,8 km

    -          The Around-Ohau bisiklet yarışı 185 km

    -          Honolulu Maraton 42,2 km

    birleştiren bir yarış düzenlemeyi önerdi. Yalnız aralarında bisikletçi olmadığından The Around-Ohau bisiklet yarışının iki günlük bir yarış olduğundan hiçbirini haberi yoktu. J. Collins’in yaptığı hesaplara göre bisiklet etabının mesafesi 5 km indirilirse, Honolulu Maraton’unun klasik başlama yeri olan Aloha Kule’sinde koşuya başlanabilecekti.  Yarış öncesi her atlet kuralları içeren ve parkuru tarif eden 3 sayfalık bir liste aldı. Listenin sonunda John Collins’in elle yazdığı şu cümleler vardı.

    “3,8km yüz, 180 km bisiklete bin, 42,2 km koş! Hayatının sonuna kadar bununla övün!”

    “Yarışı ilk bitirene Ironman ismi verilecektir”

    im-1979-startHawaii Ironman 1979 Başlangıcı

    Devamını Oku »

    Bu yazıyı paylaşmak isterseniz tıklayınız

  • Triatlon Nedir?

    Mart 7th, 2009 admin Yorum yok

     

    WCspain

    Triatlon Nedir?

    Triatlon yüzme, bisiklet ve koşu sporlarından oluşan bireysel bir dayanıklılık sporudur. Her branş için mesafeler farklı olup, yarıştan yarışa da değişmektedir. En genel triatlon yarışlarının resmi mesafeleri ve adları:

     

    Sprint

    Olimpik

    Uzun Mesafe

    Half Ironman

    Ironman

    Yüzme

    750 m

    1,5 km

    4 km

    1,9 km

    3,8 km

    Bisiklet

    20 km

    40 km

    120 km

    90 km

    180 km

    Koşu

    5 km

    10 km

    30 km

    21,09 km

    42,2 km

    Yarış ilk olarak yüzme ile başlar. Yarış, triatletlerin parkura göre iskeleden atlaması, başlangıç çizgisinin gerisinde olmak kaydı ile suyun içinde olmaları ya da kıyıdan suya koşmaları şeklinde başlar. Öne geçme mücadelesi nedeniyle, yüzme etabı genellikle kalabalığın içinde itiş-kakış dolu geçer. Yüzmeyi bitiren triatletler Transition 1-T1 denilen bisikletlerinin olduğu bölgeye geçerek son derece hızlı bir biçimde bisiklet etabına hazırlanırlar. Kaybedilen her saniye aleyhe işlemektedir.

    Devamını Oku »

    Bu yazıyı paylaşmak isterseniz tıklayınız